• Turkish
  • English

Tarih Bölüm Başkanımız Prof. Ahmet Taşağıl, Türk tarihine ışık tutuyor

Yeditepe Üniversitesi Fen - Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Ahmet Taşağıl, Moğolistan’da Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) öncülüğünde gerçekleştirilen ve çok önemli objelere rastlanan kazı çalışmalarında Türk kazı heyeti başkanlığını yürütüyor.

Bilge Tonyukuk Külliyesi adı verilen bölgede 5 Ağustos tarihinde Türk-Moğol ortak arkeoloji kazı grubu tarafından başlatılan çalışmalarda bugüne kadar jeofizik ve jeodezi araştırmaları gerçekleştirilirken, 65 kilometrekarelik alanda yüzey araştırması yapıldı.

Göktürk Veziri Tonyukuk’a ait yazıtların olduğu alanda ilk Türklere ait Kurganlar (Eski Türklerde türbe), mezar, heykel ve objeler gün yüzüne çıkartılırken, söz konusu eserlerin Ulanbator’un Nalayh kasabasında inşa edilecek ikinci Türk müzesinde sergileneceği açıklandı.

Türk kazı heyeti başkanlığını yürüten Prof. Ahmet Taşağıl “Göktürkler’in ünlü veziri Tonyukuk; Türk tarihinin bilgeliği ile tanınmış en önemli şahsiyetlerinden biri. Yaptığımız kazılarda Tonyukuk anıtlarının olduğu bölgede ilk Türklere ait Kurgan, mezar, heykel ve objeler gün yüzüne çıkarıldı. Bunlar, İslam öncesi Türk yaşamına ait en önemli bulgular diyebiliriz. İlk Türklerin şifresini çözmüş durumdayız” dedi.

Projede 3 Türk ve 3 Moğol olmak üzere 6 arkeoloğun görev aldığını dile getiren Taşağıl; “Kazı yapılan alanlar ilk Türk devletinin doğduğu ata köklerimiz. Türk tarihinin en bilge kişilerinden olan Tonyukuk’un diktirdiği iki yazıt Göktürk tarihine ışık tutuyor. Özellikle o dönem iç ve dış düşmanlara karşı verilen mücade ve uygulanan stratejiler gelecek nesillere ders niteliğinde aktarılıyor. Kazılar sırasında ilk Türklere ait heykel, su tahliye sistemi ve kiremitler de bulundu” diye konuştu.

Tonyukuk yazıtları Bayn Tsokto bölgesinde Tuul ırmağı yakınlarında bulunuyor. Yazıtların Bilge Tonyukuk tarafından M.S. 720-725 yıllarında kendi adına diktirdiği tahmin ediliyor. Anıttaki yazılar Vezir Tonyukuk tarafından Göktürk alfabesi ile yazılırken, o dönemki Çin esaretinden, Çinlilerin hile ve zulümlerinden bahsedip halka öğütler veriliyor. Anıtların bir kısmında ise vezir kendi hayatından bahsediyor.