SOSYOLOJİ BÖLÜMÜ SERTİFİKA PROGRAMLARI

Sosyoloji Bölümümüzde son iki seneden beri farklı bölümlerden öğrencilerin katılımıyla sertifika programları gerçekleşiyor. Bu sertifika programlarına katılan Sosyoloji Bölümü son sınıf öğrencisi Onur Gülümser ve Sosyoloji Bölümü’nde ÇAP (Çift anadal programı) Tarih Bölümü öğrencisi Orçun Kıral sertifika programı hakkında izlenimlerini, düşüncelerini aktardılar ve dersi veren Baturay Yurtbay ile bir söyleşi gerçekleştirdiler.

 

Kariyer Gelişim ve Mezunlarla İletişim Müdürlüğü'nün desteğiyle Sosyoloji bölümü tarafından düzenlenen “Savaş Sosyolojisi” ve “Savaşa ve Terörizme Toplumsal Yaklaşımlar” sertifika programları, Yeditepe Üniversitesi Sosyoloji bölümü doktora burslu öğrencisi Baturay Yurtbay’ın eğitmenliğinde gerçekleştirilmiştir. “Savaş Sosyolojisi” programı ücretsiz olarak 2017 Güz döneminde tüm Yeditepe Üniversitesi öğrencilerinin katılımına açık olarak gerçekleşmiştir. “Savaşa ve Terörizme Toplumsal Yaklaşımlar” sertifika programı ise 2018 Güz döneminde hem Yeditepe Üniversitesi’nde okuyan hem de farklı üniversitelerden gelen, özellikle sosyal bilimler alanında eğitim gören öğrencilere açık olarak sunulmuştur. Bu programlar kapsamında savaşın ve terörün toplumsal yansımaları incelenmiş, terör ve savaş çalışmaları sosyal bilimler alanında ortaya konulup farklı perspektiflerle karşılaştırmalı olarak tartışılmıştır.

Savaş sosyolojisi Türkiye'de çok fazla çalışılan bir disiplin değildir ve bu alan henüz üniversitelerde zorunlu veya seçmeli bir ders olarak açılmamıştır. Düzenlenen bu sertifika programlarının önemi siyaset bilimi, sosyoloji ve uluslararası ilişkiler, savaş ve barış çalışmalarının bir arada incelenerek interdisipliner bir yaklaşımla sunulmasında; savaşın ve terörün toplumsal yansımalarına ışık tutmaya çalışmasında yatmaktadır. Aynı zamanda bu sertifika programları Türkiye’de bu alanda gerçekleşen eğitimler arasında ilklerden birini oluşturmaktadır.

Yeditepe Üniversitesi’nde 2017 Güz döneminde 6 haftalık bir program olarak açılan “Savaş Sosyolojisi” programında, “savaş” kavramı sosyolojik teoriler çerçevesinde farklı sosyologların düşüncelerine referans verilerek incelenmiştir. Bu kapsamda farklı yorumlar eşliğinde farklı tarihlerde ve yerlerde ortaya çıkan toplumsal çatışmalar temel sosyolojik teorilere atıfta bulunarak tartışılmıştır. Programda, savaşın toplum için yarattığı sosyal değişimler ve modern insan yaşamındaki yeri sorgulanmıştır. Şu belirtilmelidir ki, savaş insanlık için hem bir var olma mücadelesi hem de yok etme mücadelesidir. Bu bağlamda programda ulus-devlet yapısının ortaya çıktığı süreç ve milliyetçilik - savaş ilişkisi ana hatlarıyla savaş sosyolojisi teorilerine bağlanarak incelenmiştir. Bütün bunlara ek olarak, programda savaş ve toplumsal cinsiyet gibi konular da tartışılmış ve kadınların toplumdaki ve toplumda varolan çatışmalardaki rolü irdelenmiştir.

Modern zamanlarda savaşın getirdikleri ve götürdükleri şüphesiz toplumlar açısından büyük önem arz etmektedir. Bu sebeple de savaş sosyolojisi sertifika programında, hem savaşın toplum üzerinde bıraktığı etkiler hem de toplumun savaşa karşı gösterdiği reaksiyon incelenmiştir.

Yeditepe Üniversitesi’nde 2018 Güz döneminde 4 haftalık bir program olarak açılan “ Savaşa ve Terörizme Toplumsal Yaklaşımlar” sertifika programında ilk hafta savaş sosyolojisi disiplinine genel bir giriş yapılıp, sosyoloji disiplininin temel perspektiflerinin ve sosyolojik teorilerin bu olguya nasıl yaklaştığı ortaya konulmuştur. Daha sonraki haftalarda ise, sosyal bir olgu olarak savaşın farklı boyutları çerçevesinde, savaşın tanımı tarışılmıştır. Programda ayrıca küreselleşme ve küreselleşmeye getirilen eleştiriler çerçevesinde savaşların devletler ve toplumlar üzerinde nasıl bir etkisi olduğu tartışılmıştır. Aynı zamanda devletlerin ve ideolojilerinin savaşlarda nasıl rol oynadığı  “ideoloji ve savaş” başlığı altında incelenmiştir. Programda ayrıca terörün sorunlu tanımına açıklık getirilmeye çalışılmış ve farklı terör tiplerinin topluma olan etkileri ve yansımaları incelenmiştir. Bu incelemeler ile birlikte terör olgusunun toplumsal hayata ne gibi etkiler yarattığı üzerinde durulmuştur.

Sonuç olarak “Savaş ve Terörizme Toplumsal Yaklaşımlar”a sertifika programı savaşı ve terörizmi önlemek için toplumda nelerin yapılabileceği üzerinde düşünceler üretmiş ve savaş ve terörizm hakkında genel bir soru cevap / tartışma kısmı yapılarak bitirilmiştir. Sertifika programının her oturumu farklı disiplinlerden öğrencilerin katılımıyla farklı yaklaşımlar da göz önünde bulundurularak interaktif bir bir şekilde gerçekleşmiştir.

 

Baturay Yurtbay ile Sertifika Programı Üzerine Söyleşi:

 

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Ben Yeditepe Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünde okudum ve Sosyoloji bölümünde çiftanadal yaptım. Her iki bölümden de 2015 yılında mezun olduktan sonra yüksek lisans eğitimi için King’s College London, Savaş Çalışmaları bölümünde eğitim görmeye başladım. Master süreci boyunca, savaş teorisi ve pratiği, toplumsal hareketler, siyasal şiddet ve terör karşıtlığı ve insan hakları alanında dersler aldım. Yüksek lisans sonrasında ise Yeditepe Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünde doktora eğitimine ve Sosyoloji bölümünde asistanlığa başladım.

Bütün bunların dışında bu güne kadar kendimi farklı üniversitelerdeki eğitimlere katılarak geliştirmeye çalıştım. Erasmus ile Hollanda’ya, Çince öğrenmek için 4 aylığına Beijing Dil ve Kültür Üniversitesi’ne, doktora çalışmalarım için  Oslo Üniversitesi’nde doktora öğrencileri için araştırma metodları alanında hazırlanan eğitimlere katıldım. Şu anda ise Oxford Üniversitesi’nde 1 yıllığına doktora öğrencisi statüsünde eğitim görüyorum, tezimi yazıyorum ve alan araştırmamı yapıyorum. Bunu yanısıra çeşitili seminerlere ve Oxford Üniversitesi bünyesindeki araştırma merkezlerinin hazırladığı workshoplara (atölyelere) katılıyorum.

Savaş sosyolojisinin Türkiye'de çok çalışılan bir konu olmadığını biliyoruz, siz neden bu alana yöneldiniz ?

Ben yüksek lisansımı Savaş Sosyolojisi alanında yaparken farkettim ki Siyaset Bilimi, Uluslararası İlişkiler, Sosyoloji disiplinleri zannedildiğinden daha fazla içiçe ve bazı siyasal ve sosyal olaylar anlaşılmaya ve açıklanmaya çalışırken tek bir disipline referans vermek yetersiz kalabiliyor. Savaş sosyolojisi ise siyasal veya sosyolojik yansımaları olan bir olaya farklı perspektiflerden bakabilme olanağı tanıyor. O yüzden Savaş Sosyolojisi çalışırken kendimi daha sınırlandırılmamış ve interdisipliner çalışmalar yapabileceğim bir alanda hissediyorum.

Şu an Türkiye’de “Savaş Sosyolojisi” ismi altında üniversitelerde okutulan bir ders veya eğitim yok ama bu konunun ileride daha çok çalışacağını ve daha da önem arz edeceğini düşünüyorum. Çünkü tüm kavramlar ve disiplinler hızla değişen dünyanın yarattığı karmaşıklığı açıklayabilmek adına o kadar iç içe geçti ki, bir konuyu tek bir perspektiften açıklayamayacağımız durumlarla karşılaşıyoruz ve ilerleyen dönemlerde bu tür durumlarla daha da fazla karşılaşacağımızı düşünüyorum.

Doktora çalışmanızdan bahseder misiniz?

Şu anda tez aşamasındayım. Al-Kaide tarafından yapılan, 2003 Istanbul ve 2005 Londra saldırılarının karşılaştırmalı bir analizini yapıyorum. Karşılaştırmalı bir vaka analizi de denebilir. Çalışmamda her iki ülkede oluşan terör saldırıları sonucunda, Türkiye’nin ve Birleşik Krallık’ın izlediği terör karşıtı stratejilerini ve kurumsal cevapları tartışıyorum ve karşılaştırıyorum. Buna ek olarak, her iki terör olayı kapsamında, terör mağdurlarının anti-terör stratejileri ve kurumsal cevaplara karşı yaklaşımlarını ölçüyorum. Bu konuda özellikle terör olaylarında devlete güven ve korku gibi çerçevelerden giderek terör mağdurlarının devletlerin gerçekleştimiş olduğu terör karşıtı sratejilere nasıl bir yaklaşım içinde olduğunu araştırıyorum. Bu çalışma daha çok interdisipliner bir yaklaşımı benimsiyor ve hem siyaset bilimi hem de sosyoloji disiplinlerinden yararlanıyor. Alan araştırmalarımı ve mülakatları hem Istanbul’da hem de Oxford Üniversitesi kapsamında Oxford ve Londra’da yapıyorum.

Gelecek için planlarınız neler ? Savaş sosyolojisi hakkında Türkiye'de çalışma yapmayı düşünüyor musunuz ?

Türkiye hem siyasal hemde sosyolojik açıdan çok hareketli ve pek çok farklı dinamikleri içinde bulunduran bir ülke. Savaş Sosyolojisi alanında çok ilginç çalışmalar çıkabileceğine inanıyorum. Türkiye’de savaş sosyolojisi alanında detaylı kaynaklar şu anda mevcut değil. Bu yüzden Türkiye’deki temel siyasal olaylara ve tartışmalara sosyolojik bir bakış açısıyla yaklaşan el kitabı niteliğinde bir kaynak olması güzel olurdu. Bunun için savaş sosyolojisi eksenindeki sosyolojik teorilerin ve igili kavramların iyi anlaşılması ve her kavramın Türkiye’deki sorunlarla doğru yorumlanması gerekiyor. Bunu yapmak da çok kolay bir şey değil, hem çok büyük bir emek hem de zaman gerektiriyor. Şu anda önceliğim doktoramı bitirmek ama uzun vadeli planlarım arasında savaş sosyolojisi çerçevesinde Türkiye’deki toplum ve siyaseti tartışan çalışmalar yapmak var. Umarım gerçekleşir…